Cankurtaran

Asiye’nin sancıları ikindi vakti başladı, düveni bırakıp hemen eve döndü. İbrahim akşam karanlığında harmandan gelip öküzleri dama koyarken, evin önünde bir sürü çocuğun toplandığını gördü. Damın kapısını örtmeden eve koştu, fakat kadınlar bırakmadılar. Alçak tavanlı oda, kapının önüne kadar, köyün bütün kadınlarıyla dolmuştu. Onu daha dışarda göğüsleyen Makbule yenge: -Hadi, sen git… Bu erkek işi […]

Komposizyon Ödevi

Güzel bir gecenin ardından kabus dolu bir güne uyanacağımı tahmin bile edemezdim. Bu gün benim yaş günümdü ve bende yeni bir yaş yılının dolmasıyla gelen kabiliyet duygusu bana derin sevinçler yaşatıyordu. Artık koca adam olmuştum, en azından öyle düşünüyordum. Her sabahtan farklı olarak bugün daha erken kalktım ve kendime güzel bir kahvaltı ısmarladım. Arkadaşlarımla buluşacak […]

Ayının Dostluğu, Ayıdan Dost Olur Mu?

Son günler mutlaka evcilleştirilmiş ayı besleyen Rus çifti duymuşsunuzdur. Hem haberden hemde ayının dostluğu ile ilgili mesnevide yer alan bir hikayeden bahsettim. Rusya’da bir çift 23 yıldır evcilleştirdikleri ayıyla yaşıyor. Svetlana ve Yuriy Panteleenko çifti, Stephan adını verdikleri ayıyı sadece 3 aylıkken sahiplendi. Şimdi 23 yaşında ve 136 kilo ağırlığında olan Stephan, Panteleenko çiftinin çocuğu […]

Charles Dickens’ın Uykusuz Geceleri

1857’nin karanlık ve soğuk bir Ekim gecesi saat 2’de, Charles Dickens, Tavistock Meydanı’ndaki evinden çıktı ve Rochester yakınlarındaki Gad’s Hill Place’teki kır evine doğru yürümeye başladı. Bunda ne var diyorsanız, iki ev arasındaki mesafe, 50 kilometre(cik). Bu yürüyüş sırasında Dickens 45 yaşındaydı ve aslında bu yürüyüşün romantik bir arkaplanı vardı.  Aynı yıl içerisinde, yazdığı bir oyun […]

Canlılar Kaça Ayrılır?

 Gel oğlum kalk bakayım tahtaya, sana bi sorum var, -Buyrun sorun öğretmenim… -Canlılar kaça ayrılır,,? – Dörde ayrılır öğretmenim, -Bana yanlış gibi geldi, ama say bakalım… -Bitkiler,hayvanlar,insanlar çocuklar. -Çocuklarda, insan değilmi oğlum..? – Haklı sınız , o zaman üçe ayrılır öğretmenim. – Peki, yeniden say bakalım, -Bitkiler,hayvanlar,ve çocuklar, -Oğlum insanlara ne oldu..? – Kalplerinde sevgiyi […]

Mendilci Kızın Hikayesi

Mendil alır mısın abi?” dedi, kirli ama güzel yüzüyle. ”Yok” dedim, ”Sağ ol, sağ ol, benim var” ”Olsun sonra kullanırsın” dedi titrek sesiyle. ”Peki” dedim, ”Ver bir tane” Uzattım parayı, sevindi. ”Mendil kalsın” dedim, gücendi. ”Olmaz öyle şey, ben dilenci değilim” ”Peki” dedim, ”Peki, kızma” Aldım mendili elinden sordum: ”Adın ne senin?” ”Elif” dedi, ”Elif […]

Pencerenin Yanında ki Hasta

İki hasta adam aynı hastane odasında kalıyordu. Hastalardan birine akciğerlerindeki sıvının akması için öğleden sonraları bir saatliğine dik durmasına izin verilmişti. Onun yatağı odadaki tek pencerenin yanındaydı. Diğer hasta ise tüm gününü yatağında uzanarak geçirmek zorundaydı. Birbirleriyle saatlerce konuşurlardı; eşlerinden, ailelerinden, askerlik anılarından, gittikleri tatil yerlerinden… Pencerenin yanındaki hasta her öğleden sonra yatağında doğrulduğunda zamanını […]

Namaz Kılan Askerin Hikayesi

Bir asker, namaz kılan diğer askere sordu: – Arkadaş kaçıncı asırda yaşıyoruz? Niçin kendini zahmete sokup her gün 5 defa namaz kılıyorsun. Namaz kılan asker, tam o sırada uzaktan görünen teğmeni gösterdi: – Şu insan niçin yanından geçerken toplanıyor, selam veriyor ve bütün emirlerine itaat ediyorsun. ”yat” dese yatıyor, ‘kalk’ dese kalkıyorsun? O da senin […]

Ölmek İçin Çırpınan Melekler

Ölmek için çırpınan melekler tanıdım.  Görmeseydim, duymasaydım, yaşamasaydın diyenleri, güneşi inkar edip karanlığa gömülenleri tanıdım. Haykırışlarını dinledim. Ansızın bağırmaya başlayanların sessiz çığlıklarını dinledim. Yürüyüşlerini seyrettim. Karanlık dünyalarında renkleri çözenlerin yollarını izledim. Acılarını, zevklerini hissettim. Bilmedikleri, paylaşamadıkları duygularını kalbimde yaşamayı bildim. Yaşamın boşluğuna düşmüş, yolun sonunu bilmeden gidenlerin hep omuzlarında olan meleklerin, yazmakla yetinenlerini ve suret […]

Çocuklarınızla Konuşun

Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön