Bakla Dilimin Altında Kaldı

Hani derler ya çıkar dilin altındaki baklayı diye işte bir de istediğin halde ağzından dökülemeyen kelimeler vardır.

Fırsatı kollarsın olmaz.

Zamana bırakırsın olmaz.

Ortam kalabalıktır olmaz.

Gibi gibi….

Sözcükler dilinin altında birikir de durur. Sonra dilinde uçuk çıkar konuşamaz olursun.

Susmak mı konuşmak mı güzel olan, bazı durumlar karşısında bildiklerini saklamak mı ortaya dökmek mi güzel olan?

Kelimeler katman katman olur, nöronlar tepişirken tepende, kulağına gelirken haykırışlar bir diğer kulaktan çıkıp gider mi?

Nereye kadar susabilir veya tahammül edebilirsin?

Bir mesaj gelir avamdan, bakarsın için yanar, ne diyebilirsin?

Hakkını arayana susasında, ya haksızın hakkını arayana?

Ateş düştüğü yeri yakar derler, ateş kalbine düşünce yanıp sönmüyormuş insan.

Bir sesim çıktı, onlar kırıldı. Bir hamle yapsam yüzler kırılacak. Yapılanlar, söylenenler askıya mı çıkacak. Nereye kadar…

Neyin davası bu insan oğlu…

Bir damla su, çamurdan, toprak insan oğlu… Öldün gittin her şey tarih oldu.

Çıkaramadım dilimin altındaki baklayı, bakla dilimin altında kaldı.

 

Bir başkadır anlatmak, bir başka okuyup anlamak. Anlaşılmak için bir şeyler paylaşmak.

Bir Cevap Yazın

Sliding Sidebar

Kategoriler