Bumerang - Yazarkafe

Sen sağa geç. Sen sola. Sen sola. Sen sağa. Sen sola. Sen sola…

Josef Mengele
Josef Mengele

Josef Mengele (Almanca: [ˈjoːzɛf ˈmɛŋələ]) (d. 16 Mart 1911, Günzburg, Alman İmparatorluğu – ö. 7 Şubat 1979, Bertioga, Brezilya), Nazi toplama kampı Auschwitz-Birkenau’da yaptığı acı verici ölümcül deneylerle bilinen bir Alman Nazi doktor. 2 milyon kişinin insanlık suçu işlenerek öldürülmesinden sorumlu tutulmaktadır.

brezilya-josef-mengele-nazi
Hitler’in ‘üstün ırk’ elde etmek için yaptırdığı deneyleri gösteren yeni fotoğraflar ortaya çıktı. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nda çocuklara uygulanan vahşetin fotoğrafları geniş yankı uyandırdı.

Ölüm Meleği: Joseph Mengele

Mengele, aile ilişkileri bakımından oldukça zor günler geçirerek büyüyen bir çocuk. Babası, sert ve disiplinli bir adam olan Mengele, babasını soğuk, uzak ve sadece işiyle ilgilenen bir adam olarak tarif eder.

Ne kadar sevgi ve şefkat görmemiş olsa da, yaşadığı köyde nazik ve güler yüzlü bir çocuk olarak tanınır ve özellikle dakikliği ve davranışlarıyla, herkesten bol bol övgü alırdı. Giyimine özen göstermeye de erken yaşta başlamıştı, özel dikilmiş takım elbisesinin yanında, taktığı beyaz eldivenler de onun simgesi haline gelmişti. Auschwitz’den canlı çıkmayı başaranların dediğine göre onu diğer doktorlardan, beyaz eldivenleri sayesinde ayırıyorlardı.

Auschwitz toplama kampındaki esirler üzerinde dehşet verici deneyler yapmadan önce Dr. Josef Mengele, antropoloji üzerine çalışmalar yapan çok ünlü bir antropolog idi. Mengele’ nin Afrika’yı gezip insan kanı ve virüs numuneleri topladığı, hayatı boyunca tek hayalinin farklı ırkların kanları arasındaki farklılığı kanıtlayan faktörleri belirlemek olduğu bilinir. Tüm bu çalışmaların sonunda da ırka özel veba yaratan Mengele’nin bulgularının, tel raptiye projesinin parçası olarak ABD ye geldiği ve CIA’iın Nazi bilim adamlarını affederek, Mengele’nin araştırmasını paylaşmak koşuluyla onlara yeni kimlikler verdiği de ilginç bir detaydır.

brezilya-josef-mengele-nazi-2
Hitler’in ‘üstün ırk’ elde etmek için yaptırdığı deneyleri gösteren fotoğraflarda esmerleşen çocukların rengi sarartılıyor.
olumkampi
‘’Auschwitz diye bir yer var ve oraya giden insanlar ya hemen ya da bir süre sonra öldürülüyorlar. Ama mutlaka öldürülüyorlar…’’ İşte bu cümle birçok Yahudi’nin kulağına defalarca çalınmıştı.

Ölüm Kampı: Auschwitz

4 gündür aç, susuz, banyo yapmadan hatta temiz hava bile göremeyen, yük trenleriyle tıklım tıklım taşınan onlarca insan, Auschwitz’in ortasındaki istasyona ulaşmıştı. Savaş boyunca Nazilerin yahudi ırkını kurutma kampanyasından hayatta kalmayı başarmış son Yahudi topluluk olan Macaristan Yahudileri yeni kurbanlardı. Burası, yani Auschwitz, Polonya´nın güneydoğusunda bulunan Yahudi sorununun en verimli çözüldüğü noktaydı. SS askerleri mahkûmları rampadan aşağı doğru sürüyordu, onları yönetense oradaki delilik, eziyet ve ölümün içinde tamamen aykırı duran bir SS subayıydı. Yakışıklı bir yüzü ve nazik bir gülümsemesi vardı, kusursuz dikilmiş üniforması, özenle temizlenmiş ve ütülenmişti. Elinde bir kırbaç vardı ama onunla insanlara vuracak yere, sadece yön gösteriyordu, sağa veya sola doğru…

Mahkûmlar farkında bile olmadan bu yapılı askerin zararsız hareketi ile seçiliyordu… Hala çalışabilecek olanlar ile halsiz düşmüş olup, hemen gaz odası veya fırınlara gönderilecekler ayrılıyordu. Sağa gidenler şimdilik yaşamaya devam edecekti, sola gidenler ise yargılama veya mahkeme olmadan, sadece bir şöyle bir bakışla ölüme mahkûm edilmişti. Bu kararı veren, oradaki bütün mahkûmların kaderine karar veren bu kişi Dr. Josef Mengele´idi yani Ölüm Meleği.

brezilya-josef-mengele-nazi-3
‘Almanlaştırılan’ sağlıklı çocuklar, SS ailelerine evlatlık olarak verildi. Evlatlık olmayı kabul etmeyenler ise toplanma kamplarına geri gönderilerek öldürüldü.

Nazi liderlerinden Heinrich Himmler’in emriyle, Almanya ve Norveç’te Lebensborn evi açıldı.

Burada özel olarak seçilmiş “üstün ırktan” gelen kadın ve erkeklerden, 8 bin çocuk dünyaya getirildi.

Kumral çocuklar ‘Alman gibi’ olmaları için soyularak ultraviyole ışınlarına maruz kalıyor. Büyüdükçe esmerleşen binlerce çocuğun ten rengi ultraviyole ışınlarıyla sarartıldığı ortaya çıktı.

Ayrıca 1939 yılında Polonya’dan üstün ırka benzeyen sarışın ve mavi gözlü binlerce çocuk kaçırılarak Lebensborn evlerine yerleştirildi.

Hitler’in verdiği emirle katletilen çocukların son gördüğü şey, onları öldürmek için bekleyen hemşireler oldu.

acımasız-nazi-deneyleri
Programlarda bugüne kadar en az 200 bin çocuğun kaçırılarak ‘Almanlaştırıldığı’ biliniyor.

Auschwitz toplama kampında, insanlar üzerinde yaptığı deneylerle ”ölüm meleği” olarak tarihe geçmiş bu adamın, yaklaşık iki milyon insanın ölümünden sorumlu olduğu sanılmakta. Sadece Yahudiler üzerinde değil, homoseksüeller, çingeneler, özürlü ve zihinsel engelli insanların üzerinde de deneyler yapan arı Alman ırkından olmayan Almanları Nazilerin zihniyetindeki forma sokmak için de çalışmışlığı vardır.

Bunların dışında Mengele, çocukların üstünde basınç testi, hadım etme, karşı direnç, ilaç testi gibi deneyler yapmıştır. Laboratuvara götürmek için şekerle, çikolatayla kandırdığı çocukları deney sonrası bildiğin parçalayarak öldüren, Auschwitz’de bir koğuşta başlayan bit salgınını da gaz ile çözüp (!), bitlenen 750 kadını bitleriyle birlikte öldüren bir Nazi doktoru.

Renkli gözlü çocukların gözlerine bir takım kimyasallar enjekte ederek deneyler yapan, doğum yapmış kadının göğüslerini bantlayarak, bebeğin beslenmeden kaç gün yaşayabileceğini görmek isteyecek kadar da cani ruhlu bir doktor.

"Ölüm Meleği" olarak ün yapan Nazi doktoru Josef Mengele'nin saf Alman ırkını yaratmak için yaptığı ölümcül deneylerin başarıya ulaştığı iddia edildi. Mengele Brezilya'da ücra bir kasabada ölümcül deneylerine devam etmiş ve mavi gözlü, sarı saçlı bir ırk yaratmayı başarmış.
“Ölüm Meleği” olarak ün yapan Nazi doktoru Josef Mengele’nin saf Alman ırkını yaratmak için yaptığı ölümcül deneylerin başarıya ulaştığı iddia edildi. Mengele Brezilya’da ücra bir kasabada ölümcül deneylerine devam etmiş ve mavi gözlü, sarı saçlı bir ırk yaratmayı başarmış.

Nazi lideri Adolf Hitler’in en değer verdiği insanlardan biriydi çünkü Nazi Almanyası için mavi gözlü, sarı saçlı saf bir ırk yaratacaktı. Auschwitz’de yüz binlerce Yahudi üzerinde korkunç deneyler yapan ‘ölüm meleği’ lakaplı Dr. Josef Mengele, ari ırkı çoğaltma deneylerinde başarılı olmuş olabilir mi?

2 milyon insanın ölümünden sorumlu tutulan Nazi savaş suçlusu Mengele, Güney Amerika’ya kaçtıktan sonra “ölüm deneylerine” Brezilya’nın bir ücra kasabasında devam etti.Özellikle ikizler üzerinde çalışmalar yapan Mengele kasabayı ikiz doğumunun en fazla yaşandığı yerleşim birimi konumuna getirdi.
Candido Godol kentinde şu anda 80 aile yaşıyor ve bunlardan 38’i ikiz. İkizler tam Mengele’nin hayal ettiği gibi mavi gözlü ve sarı saçlı.Mengele, Brezilya’nın Candido Godoi kasabasındaki gizemli ikizlerin de kaynağı olarak görülüyor.Kayıtlara göre, kasabadaki kadınları tedavi eden Mengele, onların hamilelik sürecini yakından takip etti. Onların üzerinde yeni özel ilaçlarını denedi.

Mengele karnımı yardıktan sonra böbreğimi kesip aldı. Böbrek avucunda kıvranıp duruyordu

ÖLÜMCÜL DENEYLERİ ANLATTI

Ölüm Meleği” olarak ün yapan Nazi doktoru Josef Mengele’nin yaşayan kurbanlarından biri. İsrailli İzak Ganon bugün 85 yaşında ama tam 65 yıldır doktora gitmeyi reddediyor. Kalp krizi geçirdiğinde isteği dışında hastaneye kaldırıldı. Hastalığı atlattıktan sonra niçin doktora gitmediğini anlattığında ortaya bir dram çıktı.

Kalp krizi geçirene kadar 65 yıl boyunca doktora gitmeyi kabul etmeyen Ganon, 1944 yılında Nazi kampında koluna dövmeyle yapılan numarayı gösterdi. Aslında “182558” numarasının altında tarihin korkunç bir dönemi yatıyor. Yunanistan’ın kuzeyindeki Arta kentinde dünyaya geldiğini belirten Ganon, “25 Mart 1944 yılında akşam üzeri Hitler’in muhafız birliği olarak bilinen SS ve Yunan polisi evimize geldi. Bizi güzel bir yolculuğa çıkaracaklarını söylediler” dedi.

İki hafta sonra Polonya’daki Nazi kampı Auschwitz’e vardıklarını belirten Ganon, yolculuk sırasında babasının hayatını kaybettiğini söyledi. “Auschwitz’e vardığımızda elbiselerimizi çıkarmamız istendi. Annem ve 5 kardeşim gaz odalarına gönderildi” diye konuşan Ganon, kendisinin ise “Ölüm Meleği” olarak bilinen Dr. Josef Mengele’nin ölüm deneylerini yaptığı Auschwitz-Birkenau’ya gönderildiğini belirtti.

NARKOZ YAPMADAN BÖBREĞİ KESİLDİ

Bir masanın üzerine yatırılıp sıkıca bağlandığını hatırlatan Ganon, “Mengele içeri girdi. Narkoz yapmadan karnımı yardı ve tek böbreğimi keserek eline aldı. Böbrek onun elinde başı kesilmiş bir tavuk gibi kıvranıyordu. Ben ise acıdan avazım çıktığı kadar bağırıyordum” dedi.

Bu ölümcül deney sonrası hiç bir ağrı kesici verilmeden toplama kampının çamaşırhanesinde çalıştırıldığını belirten Ganon, Mengele’nin kendisi üzerindeki deneylerine 6.5 ay boyunca devam ettiğini söyledi. Ganon, Mengele’nin ciğerlerinin fonksiyonlarını gözlemlemek için kendisini bir gece boyunca soğuk su içinde tutuğunu da belirtti.

‘NUMARA 201’ KURTARDI

Daha sonra gaz odasına gönderildiğini ancak tamamen bir tesadüf sonucu hayatta kaldığını söyleyen 85 yaşındaki Ganon, “Gaz odasının kapasitesi 200 kişilikti. Benim elimde ise 201 numarası vardı. O gün gaz odasına gönderilmedim, bu benim şansımdı” dedi.

Polonya’daki Auschwitz-Birkenau toplama kampı 27 Ocak 1945’te Sovyet askerleri tarafından ele geçirildi. Burada hayatta kalan Yahudiler kurtarıldı. Ganon da onlar arasında yer aldı. Ganon sonra doğduğu yer olan Yunanistan’a geri döndü. 1949 yılında da İsrail’e göç etti. Burada evlenen Ganon, bir daha asla doktora gitmeyeceğine yemin etti. Ama kalp krizi geçirince istemesede hastaneye gitmek zorunda kaldı.

Kaynak : onedio , milliyet , hürriyet

Bir Cevap Yazın