Bumerang - Yazarkafe

Boks efsanesi Muhammed Ali’nin cenaze namazını kendisi gibi sonradan İslam’ı seçen ABD’deki Müslüman toplumunun liderlerinden İmam Zaid Şakir kıldıracak.

Cuma akşamı hayatını kaybeden boks efsanesi Muhammed Ali’nin cenaze törenine dair ayrıntılar belli oldu. Aile sözcüsü Bob Gunnell’in yaptığı açıklamaya göre, tören Ali’nin yıllar önce bizzat planladığı şekilde, doğduğu ve yetiştiği Kentucky eyaletinin Louisville kentinde yapılacak. Gunnell, dünyanın dört bir yanından binlerce insanın katılması beklenen cenaze töreninin herkese açık olacağını belirtti.

CENAZE TÖRENİNE BILL CLINTON DA KATILACAK
Törende, arabaya konulacak Muhammed Ali’nin naaşı, Louisville’de kendi adını taşıyan bulvar boyunca ilerleyerek çocukluğunun geçtiği mahalleye uğrayacak. Cenaze namazı ise ‘KFC YUM! Center’da kılınacak. Buradaki dini törene eski ABD başkanlarından Bill Clinton’ın da katılacağı açıklandı.

İmam Zaid Şakir

Ali’nin cenaze namazının kim tarafından kıldırılacağı henüz resmen açıklanmadı. Ancak Amerikan basınında yer alan haberlere göre, büyük olasılıkla bu isim, ABD’deki Müslüman toplumun en önemli temsilcilerinden İmam Zaid Şakir olacak. Kendisi de siyahî bir Amerikalı olan Şakir, 1977’de İslam’ı seçmişti. Dini törenden önceki gece, perşembe akşamı, aile bireyleri için özel bir törenin düzenleneceği belirtildi. Muhammed Ali’nin cenazesi, bugün ya da yarın Louisville’ye getirilerek, aile bireylerinin kendisiyle baş başa kalması sağlanacak.

ÖLÜM NEDENİ SEPTİK ŞOK
Muhammed Ali ailesinin sözcüsü Bob Gunnell, efsane boksörün resmi ölüm nedenini de basın mensuplarıyla paylaştı. Ali’nin “doğal nedenlere bağlı septik şok” nedeniyle yaşamını yitirdiğini kaydeden Gunnell, “Acı çekmeden, huzurlu biçimde can verdi” dedi. Gunnell, septik şokun kesin sebebininse belirlenemediğini, ölümün ‘normal’ olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

TEK KATLI AHŞAP EVDEN ÇIKTI
Muhammed Ali’nin çocukluğunu geçirdiği Grand Avenue üzerindeki tek katlı ahşap ev, ölüm haberinin duyulmasının ardından ziyaretçi akınına uğradı. Louisville içinden ve dışından gelen binlerce kişi, evin önüne çiçek, fotoğraf ve mektuplar bırakarak Ali’ye olan sevgilerini ifade ediyor. Artık bir müze olarak hizmet veren evde ziyaretçileri karşılayan Muhammed Ali’nin kardeşi Rahaman Ali, “O bu dünya üzerindeki en saygıya layık, en tatlı insanlardan biriydi” dedi. Louisville kent merkezindeki Muhammed Ali Center da yine Ali hayranlarının uğrak yeri haline geldi. Louisville Belediye Başkanı Greg Fischer, düzenlenen törende “Muhammed Ali, dünyaya aittir” değerlendirmesinde bulundu.

SON FOTOĞRAFI YARDIM GECESİNDEN
Muhamed Ali’nin son fotoğrafı ölümünden birkaç hafta önce Phoenix kentinde Parkinson hastaları yararına düzenlenen bir gecede çekilmişti. 9 Nisan akşamı ailesiyle birlikte geceye katılan Ali’nin yorgun hali dikkatlerden kaçmamıştı. Kendisi de aynı hastalıktan muzdarip olan efsane boksör, kurduğu Muhammed Ali Parkinson Merkezi’yle hastalar için tedavi ve araştırmalara ön ayak oluyordu. Merkezin bağış gecesine her yıl düzenli olarak katılan Ali’nin girişimleriyle, Parkinson hastaları için 118 milyon dolarlık bir fon oluşturulmuştu.

Öte yandan Muhammed Ali’nin kendisi gibi boksör damadı Kevin Casey’in, kayınpederinin ölümünden bir gün sonra Kaliforniya’da ringe çıktığı belirtildi. Maçı kazanan Casey, kendisine destek verenlere teşekkür etti. (Sabah)

Muhammed-Ali

Efsanenin Ölümü

ABD’li efsanevi Müslüman boksör Muhammed Ali, parkinson hastalığıyla 33 yıl mücadele sonrasında, solunum rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Uzun süredir Parkinson rahatsızlığı bulunan ve solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle geçen gün hastaneye kaldırılan Muhammed Ali’nin tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiği açıklandı. Hayatı boyunca birçok önemli maça çıkan, spor yaşantısının yanı sıra Müslümanlara ve ABD’deki siyahi hareketlere desteğiyle de bilinen Muhammed Ali, 2014 yılından bu yana sağlık sorunları nedeniyle zaman zaman hastanede tedavi görüyordu. Aralık 2014’te ve Ocak 2015’te hastaneye kaldırılan Muhammed Ali’nin, geçen yılki rahatsızlığının idrar yolları enfeksiyonu olduğu belirtilmişti. Ünlü boksör, son olarak 8 Nisan’da Arizona’nın Phoenix kentindeki Celebrity Fight Night adlı yardım etkinliğine katılmıştı. Boks kariyerini sonlandırmasının ardından Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan efsanevi boksör, 1964’te İslam dinini seçerek Muhammed Ali adını almıştı. 1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez kazanan Muhammed Ali, bu ünvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı. Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın 56’sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları’nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı.

Muhammed Ali, 17 Ocak 1942’de Kentucky Louisville’de doğdu. Afro-Amerikan ve İrlanda kökenlidir. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960’ta Roma’da ağır hafif sıklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı. 1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston’u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirdiğini ve İslam’a geçtiğini açıkladı. Muhammed Ali ismini aldı ve çok sevdiği boks’a 1967’den 1970’e kadar ara vermek zorunda kaldı. “Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı. Ailesinin yardımı ve üniversitelerde para karşılığı yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. 1970’te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü. 1971’de Joe Frazier ile ‘Asrın maçı’na çıktı ve profesyonel boks kariyerinde ilk defa kaybetti. Uzmanlar üç buçuk sene aradan sonra sadece 2 maç yapan Muhammed Ali’nin bu kadar zor bir maça hazır olmadığı görüşünde hemfikirdi. Fakat o en kısa zamanda tekrar şampiyon olmak istiyordu. Ardından çenesinin kırıldığı maçta Ken Norton’a sayı ile yenilince, kendi ve yakınları dışında birçok kişi kariyerinin bittiğini sandı. Fakat o azmedip art arda unvan için rakip olan boksörleri bir bir yendi. Ken Norton’i yenip rövanşı aldı. 1973’te Joe Frazier ile unvan maçı için anlaştı. Arada sadece Joe Frazier-George Foreman maçı kalmıştı. Frazier sürpriz bir şekilde iki raund’da nakavt oldu. Ali böylece önce Fraizer ile maç yapıp arkasından da Foreman’la maç ayarladı ve iki maçı da nakavt’la kazandı. Böylece hem kaybettiği unvanını alacak hem de daha bitmediğini gösterecekti. 1978’de boksu Şampiyon olarak bıraktı. Sonra 1984’te Parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen bunu gizleyip büyük para karşılığı iki maç daha yapıp kaybetti. İkisi de o vaktin veya sonrasının Dünya Şampiyonları idi. Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37’si nakavt olmak üzere 56 maç kazandı.

Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir. Çünkü o gücüyle olduğu kadar kişiliğiyle de hep daha iyisini yapmaya çalışmıştır. 1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten iki gün sonra bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığını öğrenince, altın madalyasını Ohio Nehri’ne atmıştır. 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda bu madalyanın yerine başka bir altın madalya kendisine verilmiştir. Din olarak İslamiyet’i seçmiştir ve Vietnam Savaşı’na gitmemiştir. Bu durumu şöyle dile getirmiştir: “Benim onlarla sorunum yok” Bu nedenle unvanlarına el konuldu ve bokstan uzaklaştırıldı. Fakat o yılmadı. Bu süre içerisinde üniversiteleri dolaşarak İslamiyet’i anlattı. Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu. Verimli işlerle uğraştı. Muhammed Ali’nin zamanının en iyisi olduğu kabul edilir. 2001 yılında Hollywood tarafından hayatı filme alındı. Ali adlı filmde Muhammed Ali’yi Will Smith canlandırdı. Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan’daki çiftliğinde gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği “Bütün zamanların en iyisiyim” lafını ispatlayarak bir efsane olmuştur. Buna rağmen, 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları üzerine Muhammed Ali, başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demiştir: “Beni asıl inciten, ‘İslam’ adının bulaştırılması ve ‘Müslüman’ adının bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım.” Hayatını anlatan biyografik roman, 2002 yılında Kaknüs Yayınları tarafından yayımlanmıştır.
Ringlerde sadece rakiplerini değil ırkçı Amerika’yı da dövüyordu. ABD’li yazar Harriet Beecher Stowe’un kişilik olarak romanında ortaya koyduğu siyahi o isme (Tom Amca) hep karşı çıktı. Beyazların her türlü haksızlığına karşı boğun eğen devşirme o kişiliği asla kabul etmedi. Köleliği reddetti. Ülkesi adına olimpiyatlarda aldığı altın madalya hiçbir şeyi değiştirmedi. Gittiği bir restorantta siyah olduğu için servis yapılmayınca altın madalyasını Ohio Nehri’ne attı. Müslümanlığı seçtiğinde adeta tüm Amerika’yı karşına aldı. Sadece ülkesinde değil birçok ülkede ayrımcılığa uğradı. Londra’ya gittiği ünvan maçında Kraliçe Elizabeth rakibini saraya çağırmasına rağmen onu kabul etmedi. Kraliçeye nazire “Maçı alıp boksörlerin kralı olacağım” dedi. İngiltere hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Ringlerin ‘altın eldiveni’ Muhammed Ali Londra’da ilk kez bir Türk’le karşılaştı. Otel lobisinde karşısında gördüğü kişi ona doğru yönelerek sarıldı. Hayatında unutamadığı o anı “İlk kez bir beyaz bana sarıldı” diyerek dile döktü. Daha sonra İstanbul’a geldi ve Sultanahmet’te cuma namazını kıldı. Erbakan ile Sultanahmet’i dolduran on binlerce kişiye seslendi.

Babası sokak levhalarını boyayan bir boyacı annesi ile temizlik işçisiydi. Babası Cassius Marcellus Clay Sr., Muhammed Ali’ye “Sen öğretmen ya da avukat ol” derdi. Oğlunu ringde gördüğünde fikri tamamen değişti. “Benim oğlum dünya ağırsiklet şampiyonu olacak” demeye başladı. Oğlunun Louisville’de yaptığı tüm maçları izlemeye geldi. Fakat şehir dışındakilere maddi imkansızlıklar yüzünden katılamadı.

Birgün sokakta yürürken kendisini takip eden siyahi Müslüman genç dikkatini çekti. Sadece bir dakikalığına içeriye girmesi konusunda Clay’i ikna etmişti. Clay içeriye girdiğinde tamamı siyahlardan oluşan bir toplulukla karşılaştı. Kürsüdeki adam onlara siyahların özgürlüklerinden söz ediyordu. Clay’in bir süre dinlediği ve çok etkilendiği bu kişi Müslüman olduktan sonra Malik el-Şahbaz Malcolm X’di.Muhammed Ali Malcolm X’in ölümü derinden etkiledi. Kardeşi Rudy Clay ise kendisinden önce Müslüman olmuş ve Rahman adını almıştı.

Muhammed Ali’den Alıntılanmış 22 Söz:

1. Alt tarafı bu da bir iş. Otlar büyür, kuşlar uçar, dalgalar kumları yalar. Ben de insanları döverim.

2. Sporda başarı çalışmaktan öte istemekle olur.

3. Rüyalarınızı gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.

4. Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar.

5. Seni tüketen, önündeki tırmanılacak dağlar değil, ayakkabındaki çakıl taşıdır.

6. Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur.

7. Ben en iyisiyim. Bunu gözlerimle görmeden önce de söylüyordum. Sakın bana şu işi yapamazsın demeyin. Olanaksız olduğunu anlatmayın. En iyisi olmadığımı söylemeyin. Ben en iyinin de iyisiyim.

8. Ön yargı karanlıkta kalmış olmaktan kaynaklanır. Gün ışığı onu arındırır.

9. Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım.

10. O kadar hızlıyım ki, odamda ışığı söndürmeye kalktığımda, ışık sönmeden oturduğum yere dönebiliyorum.

11. Ben bir dövüşçüyüm. Göze göz karşılığa inanırım. Öteki yanağımı çevirmem. Karşılık vermeyen adama saygı duymam. Köpeğimi öldürürsen, kedini saklasan iyi edersin.

12. Keşke insanlar herkesi, beni sevdikleri gibi sevselerdi. Dünya çok daha güzel bir yer olurdu.

13. Zevk mutluluk demek değildir. İnsanı takip eden gölgeden öte hiçbir önemi yoktur.

14. Büyük bir şampiyon olmak için en iyi olduğuna inanmalısın. Öyle olmasan bile, öyle gibi davranmalısın.

15. Aklım kesiyorsa ve yüreğim inanıyorsa, başarabilirim.

16. Çalışmanın her saniyesinden nefret ediyordum fakat kendime hep “Dayan!” diyordum. Bugün çalışacağım ve ömrümün sonuna kadar bir şampiyon olarak yaşayacağım.

17. Gencim, yakışıklıyım, hızlıyım, sevimliyim ve yenilmezim!

18. “Louisville’de insanlar hala pis zenci diye çağırılıp köpek muamelesi görüyorken ve en basit haklarından bile mahrumken benden üzerime bir üniforma geçirip 10000 mil ötedeki bir ülkede bomba atıp kurşun sıkmamı nasıl beklerler? Hayır, 10000 mil öteye gidip beyaz köle efendilerinin beyaz olmayan başka bir millet üzerine baskı kurmalarına, onları öldürmelerine, evlerini yakmalarına yardımcı olmayacağım. Gün böyle kötü işlerin sona ermesinin günüdür. Böyle bir tavır içinde bulunmanın bana milyonlarca dolara mal olacağını söylediler. Ama daha önce de söyledim ve yine söylüyorum. Benim halkımın gerçek düşmanı burada, Amerika’da. Kendi özgürlüğü, kendi adaleti ve eşitlik için savaşan o insanları köleleştirme de kullanılan bir maşa olmayacağım. Dinimi, halkımı ve kendimi küçük düşüremem. Eğer bu savaşın benim 22 milyonluk halkıma özgürlük ve eşitlik getireceğini düşünseydim kendim gidip orduya katılırdım. Kendi inandığım değerler için direniyorum. Kaybedecek hiçbir şeyim yok. Beni hapse atacaklarmış, ne olmuş sanki? Zaten 400 yıldır hapisteyiz.”

19. Ben Amerika’yım. Tanımadığınız yönüyüm onun. Alışın bana. Siyah, öz güvenli, kendinden emin… Benim adım bu, sizin değil. Benim dinim, sizin değil. Benim amaçlarım, sizin değil. Alışın bana.

20. Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırının ardından CNN muhabiri : sn. Muhammed Ali, bu dehşetin meydana gelmesine sebep olan teröristlerle aynı dinin bir mensubu olarak neler hissediyorsunuz? Muhammed Ali : Siz Hitler ile aynı dini paylaşan bir mensup olarak neler hissediyorsanız aynısını.”

21. Dünyayı 20’sinde de 50’sinde de aynı gören adam, 30 yılını boşa harcamıştır.

22. Bir hayatımız var, yakında geçmişte kalacak; yalnızca Allah için yaptıklarımız sonsuza dek kalacak.

Beynin erken yaşlanma risk envanterinde boks sporunun önemli bir risk faktörü olduğunu kaydeden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, boksun beyni erken yaşlandırdığını söyledi. “Boks aktivitesi insanlığın çirkin yüzlerinden biridir” diyen Prof. Dr. Tanrıdağ şöyle konuştu: “En kısa zamanda spor olmaktan çıkarılmalıdır. Nedeni ise boksun Erken Beyin Yaşlanması Risk Envanter’inde net bir risk faktörü olarak yer alan kafa darbelerinin bu faaliyet sırasında sıkça yaşanması. Kask takılsın takılmasın kafaya isabet eden her darbe beyin damarları ve hücreleri üzerinde şok etkisi yaratır. Bu şokun etkisiyle bilincini kısa süreli olarak kaybederek knock-down ya da knock-out olanlarda bu risk çok daha fazladır. Kafaya isabet eden darbeler sırasında beynin kılcal damarlarında kan sızmaları olur. Bu kan sızmalarının zaman içinde artması beyin içindeki bağlantı yollarını yavaşlatır pusuda bekleyen hastalıkları ortaya çıkarır. Boksör Muhammed Ali’yi unutmayalım. Kendisi boks hayatının başında kelebek gibi uçan arı gibi sokan bir boksördü. Ne yazık ki çok genç yaşta ağır bir Parkinson hastalığı oldu. Çünkü boks beyni erken yaşlandırır. Kafalarına darbe yiyerek yaşayanlar Alzheimer hastalığının bir çeşidi olan damarsal bunamaya erken yakalanırlar.

Parkinson hastalığı, beynin alt kısımlarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır. Genellikle orta yaş hastalığıdır. Adını hastalığı ilk defa 1817’de titremeli felç olarak tarifleyen James Parkinson’dan almıştır. Binde bir sıklıkla görülen, müzmin, ilerleyici, tedavisiz iyileşmeyen bir hastalıktır. Temel bozukluk, koordine hareketleri düzenleyen beyin bölümlerindendir. Hastalığın temel belirtileri titreme, sertlik ve hareketlerin yavaşlamasıdır. Titreme ilk ortaya çıkanı olup, genellikle başlangıçta tek eldedir. Zamanla aynı taraf bacağa ve karşı ele geçebilir. Sıklıkla hastalıktan vücudun bir yarısı baskın olarak etkilenir. Titreme dinlenirken olup, uyurken kaybolur; sinirlilik ve yorgunluk titremeyi arttırır. Sertlik veya katılık boyun kaslarından başlar ve başın gövdeden önde tutulmasına sebep olur. Bel kemiği de etkilenip bel hafif öne eğilir, diz kalça ve kol eklemleri bükük hal alır. Hasta, küçük hızlı adımlarla sendeleyerek yürür, hantallaşır, saatlerce oturur. Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir. Monoton bir konuşması vardır. Kaslar sertleştikleri için bükülü kolun açılmaya çalışılması sırasında dişli çark hareket ettiriliyormuş hissi alınır. Yüz mimik ve jestler silinir, donuk, anlamsız çehre vardır. Hareketlere başlamakta güçlük çeker, cildi yağlanır ve %40 hastada bunama görülür. Kelimelerin son hecesini tekrar eder. Gözünü kırpmaması söylenip, burun köküne vurulunca kırpma hareketini kontrol edemez. Gözlerin yukarıya doğru dakikalar hatta saatlerce kayması da, hastayı çok rahatsız eden bir durumdur.

Bir Cevap Yazın