Bumerang - Yazarkafe

 

Lupusu Tanıyalım

Lupusun gidişatı kişilere göre değişir ve belirtiler gelip geçici olduğundan bunu tahmin etmek zordur. Lupus genellikle, belirtileri çok uzun süre fark edilemeyecek kadar yavaş gelişir.

Lupus belirtilerinizin ortaya çıktığı dönemlere alevlenme, diğer adıyla relaps denir. Belirtilerinizin daha iyi bir seyir izlediği dönemlereyse remisyon denir. Lupus zaman zaman hızlı gelişir ve ilerler. Alevlenme ve remisyonlar ani, beklenmedik biçimde ve açık bir neden olmaksızın ortaya çıkabilir. Alevlenmenin ne zaman başlayacağını, ne kadar kötü olacağını veya ne kadar süreceğini tahmin etmenin bir yolu yoktur. Lupus alevlenmesi esnasında, daha önceki belirtilerinize eşlik eden yeni belirtiler görülebilir.

Lupus hastaları genellikle yorgunluğa, eklem ağrısına ve hastalık nedeniyle azalan aerobik kapasitesine bağlı olarak, lupus olmayan kişilere göre aktivitesi daha sınırlı bir hayat sürerler.Aerobik kapasitesi, kalbe ve kaslara oksijen pompalayan yürüme ve yüzme gibi egzersizleri yapabilme becerisidir.

Lupus hastalarının çoğu, günlük aktivitelerine devam edebilir. Yorgunluk, eklem ağrısı ve diğer belirtiler nedeniyle aktivite düzeyinizi azaltma, çocuk bakımı konusunda yardım alma ya da çalışma biçiminizi değiştirme ihtiyacı hissedebilirsiniz. Günlük aktivitelerinize ayırdığınız zamanı hiç azaltmak istemeyebilirsiniz de.

Lupus hastalarının çoğu, normal ya da neredeyse normal bir ömür yaşar. Bu durum, hastalığınızın şiddetine, ölümcül organları (böbrekler gibi) etkileyip etkilemediğine ve bu organların ne kadar etkilendiğine bağlıdır.

Geçmişte lupus iyi anlaşılamamıştı. Bu yüzden lupus hastaları, genellikle önemli organlardaki sorunlar nedeniyle genç yaşta hayatlarını kaybederdi. Günümüzde bu hastalık çok daha başarılı biçimde tedavi ediliyor ve lupusla yaşam süresi dikkate değer oranda arttı. Lupus hastalarının yüzde 90’ı teşhisin ardından en az 5 yıl yaşıyor. Yaklaşık yüzde 70’iyse, teşhisin ardından en az 20 yıl yaşıyor.

Lupus Belirti ve Bulguları

Hastalığın başlangıcında hastalarda yorgunluk ve eklem şişmesi gibi bir veya iki yakınma olur. Sonra SLE’nin diğer özellikleri gelişebilir. Tutulan organlara göre hastalığın şiddeti hastadan hastaya değişir. Lupus hastalığı tamamen ortadan kalkmayan ancak alevlenen ve sönen, belli dönemlerde ilaçlarla yatıştırılması gereken bir hastalıktır. Tanı konduğunda çoğu hastada yorgunluk, ateş ve kilo kaybı gibi yakınmalar görülür .

SLE’li hastaların yaklaşık %90’ında ilk yakınma eklem iltihabı (artritis) veya eklem ağrısıdır (artralji). Lupus’a bağlı eklem iltihabı çoğunlukla eklemlerde kalıcı hasar ya da şekil bozukluğuna neden olmaz. Deri, saç ve vücudun ıslak yüzeylerinde (mukoza) görülen bozukluklar SLE’nin ikinci en sık görülen belirtileridir (Hastaların %85’inde). SLE’de birçok değişik tipte deri belirtileri görülebilir. Her iki yanak ve burun köprüsünü kaplayan, burun ve dudak arası oluklarda görülmeyen, karşıdan bakınca gövdesi burun olan bir kelebekmiş gibi görünen kırmızımsı döküntü (malar döküntü) olabilir. Ayrıca kurdeşen, sivilce, çıban benzeri yaralar, harita tarzı görünüm, cilt altı yağ dokusu iltihabı(inflamasyon’u), saç dökülmesi gibi diğer deri belirtileri de görülebilir. Bazen ağız ya da burun içinde zaman zaman acı verebilen yaralar çıkabilir. Raynaud belirtisi görülebilir (“reyno” okunur, soğukta el veya ayakta ortaya çıkan beyazlaşma, morarma ardında kızarma anlamına gelir).

Hastaların %50-60’ında fotosensitivite (ışık duyarlılığı) bulunur.Güneş ışınları ile cilt yakınmaları artabilir ayrıca genel olarak hastalıkta da alevlenme görülebilir. Yaklaşık %50 hastada klinik olarak belirgin böbrek tutulumu olur. Böbrek yetmezliği SLE hastalarında önemli bir ölüm nedenidir. SLE’de akciğer, kalp veya karın zarı iltihabı ortaya çıkabilir. Nefes almakla,öksürmekle artan yan ağrısına neden olabilir. Buna rağmen akciğer filmlerinde bozukluk görülmeyebilir. SLE kalbin tüm tabakalarında iltihaplanmaya neden olabilir. Libman sacks endokarditi (kalbin iç tabakasının iltihabı) SLE’nin tipik kalp bulgusudur. Lupusta kalp kapakçığı hastalığı da görülebilir. Damar bulgusu bulgu olarak da hastaların %10’unda daha çok bacaklarda damar içi pıhtılaşma gelişir. Sinir sistemi belirtiler de bu hastalarda oldukça değişiktir. Hastalarda psikoz, depresyon gibi bulgular yanında sara nöbetleri, beyin kanaması, geçici felçler görülebilir. Psikiyatrik bulgulardan depresyon, psikoz kortizon kullanımına da bağlı olabilir. Bu durumda ilacı kesmek gerekir.

Hastaların %50’ sinde mide barsak sistemi bulguları saptanır. İştahsızlık, bulantı, kusma en sık olanlarıdır. Bu bulgular karın zarı iltihabına, bağırsağın damarsal hastalığına veya ilaç tedavilerine bağlı olabilir. Mide barsak tutulumu, yemek borusuna ait bulgular, barsağı besleyen damarların iltihabı, iltihabi bağırsak hastalıkları, pankreas iltihabı veya karaciger hastalığı şeklinde kendini gösterir.

Hafif veya orta derecede dalak büyüklüğü hastaların %20’sinde saptanır. Klinik olarak hastalığın aktif olduğu dönemlerde, hastaların yarısında boyun, koltukaltı ve kasıkta bezeler (lenf bezleri) ortaya çıkabilir.. Hastaların küçük bir kısmında önemli derecede kan hücre yıkımı görülür. Bunu dışında diğer kan hücrelerinde de anormallikler ve azalmalar görülebilir.

 

Bir Cevap Yazın