Mor Kelebekler

mor kelebeğime/kelebeklere


Hiç usanmadan kanat çırpacak
Masum sevişlerine denk bir edayla,
Savrulan yaprakları tutmaya çalışarak
Bıkmadan uçacak mor kelebek

Lalenin bakışlarını uzaktan seyredecek;
Gülhane’nin minik adımlara hasret kaldırımlarında,
türküler söyleyecek, avutsun diye çınarları

Yukarılara uçmak isteyecek hep.
Kafesler gördükçe, papatyalara seslenecek.
Dua diyecek.
Varlığın mahremine dokunan dua…

Mor kelebek;
uzaklardan üflediğim sitemleri gelinciklere kavuştur.
Haziran ikindilerinde,
güneşten damlayacak hasretim.
Gelinciğin kızılına emanet sitemim…

Kanadına tutunan bir ürpertiyi bırak sahillere mor kelebek.
Beyazların koynunda ağlayan soydaşların ve kör katillerin ruhuna değdir.

Çilesi tükenmez kalemler, şiirler dökecek…

Arkandan okyanuslar boyu esen rüzgara takılsın sevincim,
mor kelebek;
ellerimi bırakma diyen küçük kızın rüyalarında güzeldir sevincim…

Haziran sevgili dost deyince tükenecek.
Mor kelebek, nişan aldık yoksulluğa,
bu kez bize ölüm gerek.

Temmuz çağıracak alayişle salınan sevinci,
hüznümüzü mağlup ederek…
Yağmurları kandıran bir tufanın peşinden çoğalan bir sevgiye
kelebekler kadar ömür biçilecek.

Ve ağustosun kapısında, hasretler selamlayacağız.
Biz iki kişiyiz, hüzünleri teselli etmesini bilen ellerimizi şiirlere uzatacağız.

Mor kelebek,
ne kadar çok hikaye dinlesek de,
her yenisinde,
inanarak yaşayacağız…

Günler gibi çoğalan bir heyecanla,
kelimelere koşacağız
Kanatların hangi ihaneti taşımaya güç yetirir ki kelebek.
Geceleri, hangi sızılar çarpacak yasına.
Sen, varlığın dilini çözemeyenlere dost;
ağustosu kelimelerin bohçasında unutup,
yeni heyecanlara uçacaksın..

Eylülü arzulayacak ruhun.
Yağmurlara muhtaç yeminler olacak.
Kısalan günlere ne gelecekler sığacak kelebek.
Sen baharın evladı, dökülen yapraklara ağlayacaksın…

Mor kelebek, vefalı dosttur eylül.
Eylül gecelerinde cinayetlere tanık olacak fatih sokakları.
Kaldırımlarında yansıyacak yeminler artık.
Yürüdüğün her yolda, bir hayal çırpınacak.
Mor kelebek, firkat, kalplerimize kıvılcımlar bırakacak…

Gülhane, mahzun temayüllerin bekçisi olduğundan beri tek mazareti olacak sevincim.
Rayihalar salan ümitlerime kuruyan yapraklar da bir şey demeyecek.
Ama eylülde bir hazırlık;
çarpışan kelimelerin gürültüsüyle çağrılacak katil.

Mor kelebek.
Katliamlardan kalan yasların miadı dolacak
ve günebakanlar garipliklerini bir bana anlatacak.

Yokluklardan ümitler devşirecek yoksul başlangıçlarımız.
Yolculuklara tükenmek olmadığını,
dostların ardından havada kalmış ellerimiz öğütleyecek.

Mor kelebek, pembe kelebek, beyaz kelebek.
Okyanusların çağrısına uyacak baykuşlar da.
Bir ahengin kırılmaz merhametinde kaybolunca onarılacak kanatların.

Hiç usanmadan kanat çırpacak.
Masum sevişlerine denk bir edayla,
savrulan yaprakları tutmaya çalışarak;
bıkmadan uçacak mor kelebek…

efsun hayal

Bir başkadır anlatmak, bir başka okuyup anlamak. Anlaşılmak için bir şeyler paylaşmak.

Bir Cevap Yazın

Sliding Sidebar

Kategoriler